Morea Kaleiçi
Antalya, Türkiye
Harita GösterBir Osmanlı Konağının Yaşayan Mirası Antalya’nın tarih kokan Selçuk Mahallesi’nde, 19. yüzyılın estetik anlayışıyla yükselen bu yapı; sadece bir otel değil, Osmanlı’nın nezaket, mahremiyet ve adab-ı muaşeret üzerine kurulu hayat hikayesinin bir parçasıdır. Aralık 2025’te aslına sadık kalınarak titizlikle restore edilen Morea, sizi bu kadim hikayenin bir kahramanı olmaya davet ediyor.
Eşiğin Hikayesi: Selamlık ve Haremlik Konağın dış cephesinde yer alan iki ayrı kapı, Osmanlı toplum yaşamındaki o meşhur zarafetin birer simgesidir. Geçmişin vakur günlerinde, beyler evin sosyal ve ticari dünyasına açılan Selamlık kapısından içeri buyur edilir; hanımefendiler ise ailenin huzur ve mahremiyet alanı olan Haremlik kapısından konak hayatına adım atarlardı. Bu iki kapı, evin içindeki nizamın ve misafire duyulan saygının ilk durağıydı.
Ustalığın İzinde: Ahşap ve Pencereler Morea’nın pencerelerine baktığınızda gördüğünüz, sadece dış dünyayı içeriye davet eden camlar değildir. Bu pencerelerin doğramaları, dönemin en usta marangozlarının elinden çıkmış, sabırla ve sanatla işlenmiş birer zanaat mirasıdır. Işığı içeriye huzurla süzmek için tasarlanan bu doğramalar, ahşabın sıcaklığını odanın her köşesine taşır. Odalarımızdaki asimetrik yapı ise bir tesadüf değil, her odanın farklı bir ihtiyaç, farklı bir hikaye ve farklı bir misafir için özel olarak kurgulandığının en asil göstergesidir.
Konağın Gizli Kalbi: Avluya Açılan Yollar Osmanlı mimarisinde “Hayat” olarak adlandırılan avlu, dış dünyadan tamamen izole, binanın içine saklanmış gizli bir vahadır. Morea’nın bu ferah avlusuna, binanın ruhunu yansıtan üç farklı noktadan ulaşılır: Görkemli ana giriş, samimi bir yan giriş ve evin mahremiyetini koruyan arka giriş. Binanın içinden süzülerek ulaşılan bu yollar, her adımda tarihin asaletini hissettirirken sizi doğrudan konağın kalbine bağlar. Aralık 2025 restorasyonuyla yeniden canlanan Morea Kaleiçi, geçmişin bu derin hikayelerini bugünün konforuyla harmanlayarak sizi ağırlamayı bekliyor
